Ruh Yaşlanır Mı?

Ruh Yaşlanır Mı?

Prof. Dr. Derya Uludüz yazdı

Haberin detayları için tıklayınız

18.9.2019 16:37:00

Ruh yaşlanır mı? Ülkelerde ise gelişmişlik düzeyi arttıkça ruh sağlığına yapılan vurgu da artıyor. Peki, iyi baktığınızı varsaydığımız bedeninizin yanında ruhunuz ne durumda? Ruhu beslemek için neler yapmalıyız?

Haberin detayları için tıklayınız

Yaşanan tecrübeler her ne kadar ruhu olgunlaştırsa da olaylara bakış açısı, kişilik yapısı, sosyal ilişkiler kişilerin ruh sağlığını korumada önemli etkenler.Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik hali olarak tanımlıyor. Ülkelerde ise gelişmişlik düzeyi arttıkça ruh sağlığına yapılan vurgu da artıyor. Peki, iyi baktığınızı varsaydığımız bedeninizin yanında ruhunuz ne durumda? Ruhu beslemek için neler yapmalıyız?

Katar keşke Volkswagen'i getirseydi İstanbul'da toplu taşımada yeni corona virüs önlemleri Pfizer ve BioNTech’in aşısı İngiltere’de onaylandı

MODERN HAYAT İNSANOĞLUNU NASIL DEĞİŞTİRDİ?Bundan sadece 100 yıl önce atalarımız doğdukları topraklardan mecbur kalmadıkça ayrılmıyor, aynı insanlarla yaşlanıyor ve aynı topraklarda ölüyordu. Pazartesi sendromu, hafta sonu tatili yoktu çünkü hayatın akışını doğanın kanunları belirliyordu. İnsanoğlu doğadan daha üstün olduğu yanılgısına henüz düşmemişti. Toprağa emek veriyor, çalışıyor, bedenen yoruluyordu dolayısıyla günlük kaygıları da yiyecek bulmak ile sınırlıydı ve bizden çok çok daha az stres hormonlarına maruz kalıyorlardı. Aslında belki de bunun 2 önemli nedeni vardı.

Öncelikle kariyer, para kazanmak, bir ev borcu ödemek gibi yoğun yaşamsal stresler yoktu. Yani toplumun bize biçtiği roller ve statü baskıları yoktu. İkincisi ise insan doğa ile uyum içindeydi. Toprakla, güneşle temas etmenin, yeşile, maviye yani kısacası doğaya ve doğal güzelliklere bakmanın insan ruh sağlığı üstünde olumlu etkisi bilimsel olarak da var olan bir gerçek. Ancak şimdi bir tutam yeşil görebilmek için hafta sonları erkenden kalkıp, kilometrelerce yol gidip, belirlenmiş ve sınırlanmış mekanlarda, bir sürü para ödemek zorundayız. Çünkü özellikle de büyük metropollerde doğayı kirlettik.

RUHUMUZ NASIL GENÇ KALACAK?Gelişmiş ülkelerde özellikle de yaşlılarda intihar oranlarının artması, yalnızlık, arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerinin olmayışı ve kopuşu ciddi anlamda tehlike barındırıyor. Japonya ve İskandinav ülkelerinden bazıları bu soruna çözüm arıyor. Bunların nedenlerini bulmak elbette çok kolay ama sorunları çözmek zor. Bizim gibi ülkelerde ise hala bu aile bağlarının güçlü olması sosyal desteği arttırdığı için ayakta kalmak ve ruh sağlığını koruyarak yaşlanmak aslında daha kolay. Ancak bıkkınlık, sosyal anlamda kendini izole etmek, uzaklaşmak hatta bir anlamda ‘ölümü bekleme’ psikolojisi bizde de çok yaygın. Peki, neler yapmalıyız?

1. PSİKOLOJİK OLARAK ESNEK OLUNPsikolojide ‘resilience’ diye bir kavram var. Kelime Türkçe’de esneklik ve toparlanma anlamına geliyor. Travmatik, zorlayıcı ya da uzun süreli strese neden olan durumlar karşısında ruh sağlığını korumayı başaran ya da daha rahat atlatabilenlerde görülen bir özellik. Bazı insanlar doğuştan olayları kabullenerek birer tecrübe olarak görebiliyor. Her zaman çözüme odaklı yaşıyor ve sorunların geçici olduğuna dair inanç besliyor. İnsan psikolojisi de aslında vücudumuzdan farksızdır. Vücudumuza ne alır, ne yersek onu biçeriz. Psikolojimizde de hangi inancı beslersek o taraf güçlenir ve galip gelir. Dolayısıyla pozitif tarafı beslemek ve yaşananları tecrübe olarak görmek bize olgunluk katar. Ama başımıza gelen her olaya ‘talihsizlik’ olarak bakar ve kendimizi şanssız görürsek buna olan inancımız güçlenir. Resilience dediğimiz psikolojik esneklik de öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir şeydir.

2. AKTİF OLUN VE SİZ DE BAŞKALARINA YARDIM EDİNStresle başa çıkabilen, iş ve okul hayatında daha başarılı olan herkeste bulunan ortak bir özellik var. Hepsinin de yapmaktan keyif aldığı bir hobisi ve becerisi var. Herhangi bir becerinizin olmaması imkânsız. Edineceğiniz tüm beceriler masraflı ve çok harcama yapacağınız şeyler olmak zorunda da değil. Yeter ki siz isteyin. Hiçbir şey yapamıyorsanız bir koroya katılın. En azından sosyalleşmiş olursunuz. Bunu kendiniz için yaparken, siz de başkaları için bir şeyler yapmaya devam edebilirsiniz. Torun bakmak, komşulara yardım etmek, ihtiyacı olan çocuklar için örgü örmek de birer seçenek. Diğer insanların faydası için bir şey yapıyor olmak size kendinizi iyi hissettirecektir.

3. BAĞLARINIZI KOPARMAYINİlkokul arkadaşıyla hiç kopmadan görüşebilmek 50 yaşında zor olabilir ancak yine de eski arkadaşlarınızla bağlarınızı koparmayın. Bu yeni arkadaşlar edinemeyeceğiniz anlamına gelmiyor ama eski dostlarınız geçmiş tecrübelerinizi bildiği için hangi duygular içerisinde olduğunuzu ve sizi anlaması kolaydır. Arkadaşlık bağlarınızı evlilik, iş değiştirme hatta ülke değiştirme durumunda dahi koparmayın. Bu bağlar sizi her zaman duygusal olarak besleyecektir.

Erdoğan’ın hemşehrileri: Şirket resmen köyü terk edin diyor Bilim Kurulu Üyesi: Yılbaşında 4 gün sokağa çıkma kısıtlaması olabilir MEB'den LGS ve YKS açıklaması

4. ÇÖZÜM ODAKLI OLUN Devamını oku: Habertürk »

Konyalı gençlerin güneş sistemini tartışması gülümsetti

Bir grup gencin güneş sistemine dair kendi aralarında tartıştıkları video günlerdir sosyal medyada dolaşıyor. TRT Haber, ilgi çeken bu videonun kahramanlarını Konya'da buldu ve sonrasında güneş sistemini öğrenip öğrenmediklerini sordu.

Prof. Dr. Caşın: ABD, Suudi Arabistan’ı koruyamadıSon dakika haberler - Suudi Arabistan’ın doğusundaki Abqaiq ve Hujrat Khurais bölgelerinde Suudi devletinin petrol-gaz şirketi Aramco’ya ait 2 tesisine, 14 Eylül’de yerel saatle 04.00’te silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı düzenlenmişti. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı...

'Başkanlık Onur Ödülü' Prof. Dr. Mustafa Gerek'e verildiProf. Dr. Mustafa Gerek, Amerikan KBB Baş Boyun Cerrahisi Akademisi'nin 'Başkanlık Onur Ödülü'ne layık görüldü!

Rektör Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, kapalı gişe oyunları öğrencileriyle buluşturuyorHaberin detayları için tıklayınız

Doç Dr. Bülent Özmen’den İstanbul için korkutan açıklama: Silivri’den Tuzla’ya…Doç Dr. Bülent Özmen’den İstanbul için korkutan açıklama: Silivri’den Tuzla’ya… Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli Doç. Dr. Bülent Özmen, yeni 'Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre İstanbul'da tehlikeli alanların Marmara denizine kıyısı olan ilçeler olduğunu söyledi. Özmen, 'Marmara denizine en yakın olan noktaları Silivri'den başlayıp Tuzla'ya kadar olan bütün yerlerde, eski harita ile kıyasladığımızda deprem tehlikesinin çok yükseldiğini görüyoruz' dedi. Olucak evet zaman yaklaşıyor ....toplanma alanları vb hazırlıklar yapılıyormu yapılıcakmı.Yoksa kaderimizimi yaşacağız. ekrem_imamoglu Mrt_Ongun NecatiOzkan

Türk Konseyi tarihi bir dönüm noktasındaÖzbekistan Türk dünyasının siyasi çatı kuruluşu olan Türk Konseyi’ne katılmak için resmi başvurusunu yaparken, Türkmenistan ve Macaristan da gözlemci statüsüyle konseyin bir parçası haline geliyor. - Anadolu Ajansı Kürşad ZORLU yeni mi girdi işe ? Öyleyse eğer hayırlı olsun... Okudum. Çook güzel bir analiz👍🏻

Rektör atamaları Resmi Gazete'deAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ekrem Kalan, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Süleyman Özdemir, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. Türkay Dereli atandı.