Ayça Pars itirafçı oldu her şeyi anlattı

Adnan Oktar, Ayça Pars, Kedicik

Ayça Pars itirafçı oldu her şeyi anlattı

Adnan Oktar, Ayça Pars

26.2.2020

Ayça Pars itirafçı oldu her şeyi anlattı

Adnan Oktar suç örgütüne yönelik açılan davanın 57. duruşması etkinlik pişmanlık hükmünden yararlanan tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başladı. Etkin pişmanlıktan yararlanan Ayça Pars örgüt yapısını anlattı. Pars, Adnan Oktar ’ın kendilerine “Bana ita...

Yazı Tipi Abone Ol Adnan Oktar suç örgütüne yönelik açılan davanın 57. duruşması etkinlik pişmanlık hükmünden yararlanan tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başladı. Etkin pişmanlıktan yararlanan Ayça Pars örgüt yapısını anlattı. Pars, Adnan Oktar’ın kendilerine “Bana itaat eden Allah’a itaat eder” dediğini, sorgulanmayacağını söylediğini, mini etek giyilmesini istediği gibi birçok detayı savunmasında ifade etti. “Adnan Oktar’dan habersiz ben saçıma toka bile alamam'' diyen Ayça Pars, ''Biz eskiden 'hocam' diyorduk, sonra 'Adnan' dememizi istedi. En son da 'aşkım' demeyen dayak yiyordu. Zoraki bir şekilde herkesi alıştırdı'' diye konuştu. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları karşısındaki duruşma salonlarında görülen davaya etkin pişmanlık hükmünden yararlanan 9 tutuksuz sanık ve taraf avukatları katıldı. Örgütün kapatılan televizyon kanalı A9 TV’nin reji sorumlusu sanık örgütün yapısını anlattı. ''BANA İTAAT EDEN ALLAH’A İTAAT EDER'' Örgütten ayrılmak isteyenlere karşı örgütün yaptığı faaliyetleri anlatan Ayça Pars,"Oktar dağılmaya karşı iki kavram sundu. Birincisi Kuran’dandı ‘Biz hak cemaatiz, bu yüzden bana itaat etmek zorundasınız. Bana itaat eden Allah’a, Peygamber’e itaat eder. Bana ihanet eden Allah’a peygambere ihanet eder’ dedi. Bu şekilde örgütlenmeye başladılar. Biz de inandık. İkinci kavram ise münafık kavramıdır. Kuran’daki münafık kavramını göstererek ayrılan herkese münafık damgası vurdu. ‘Örgütten ayrılan herkes münafıktır’ dedi. Bugüne kadar örgütün bu halde olması ve hala böyle devam etmesinin en önemli sebebi bu iki kavramdır.” dedi. ''BACILAR VE KARDEŞLER GRUBU KURULDU'' Oktar’ın hiyerarşik bir yapı oluşturduğunu ifade eden Pars, “5. ve 6. gruptakiler örgüte karşı gelenlerdi. Birinci grup tebliğ grubuydu. 2000 yılı sonrasında gruplar çok karıştı. Erkek kız ayrımı diye gruplar oluştu, ‘Bacılar’ ve ‘Kardeşler’ grubunu oluşturdu. Bizim kardeşler grubuyla görüşmemizi yasakladı. İzinli birkaç kişi zaruri işlerde telefonla görüşebiliyordu. Bunlar Oktar’ın emriyle oluyordu. Oktar’ın emri olmadan hiçbir şey yapılmıyordu. İmam bacılar, Oktar’a rapor veriyordu.” şeklinde konuştu. ''OKTAR’DAN HABERSİZ SAÇIMA TOKA BİLE ALAMAM'' Ayça Pars, savunmasında cemaatin fonu olduğunu ve fonun başında Alev Babuna olduğunu ifade etti. Bacılar isimli kadınlardan oluşan grup üyelerinin tek başına dışarı çıkamayacağını dile getiren Pars, Adnan Oktar ’ın emriyle örgüt üyelerinin sadece zorunlu işlerini yapmak için dışarı çıkabildiklerini öne sürdü. Mahkeme Başkanı Mehmet Galip Perk, örgüt üyelerine ait evleri sorunca Pars, “Adnan Oktar’dan habersiz ben saçıma toka bile alamam. Böyle bir ağ vardır. Gayrimenkul almak vesaire böyle bir şey mümkün değil. Tek kişi üzerine ev alınmaz zaten. Adnan Oktar ‘Şunların üzerine ev yapın der’ onun üzerine ev yapılır. Bizim üzerimize bir araba yapabilirler fakat evi birkaç kişi üzerine yaparlar.” cevabını verdi. ''MAAŞ KARTLARIMIZ ALEV BABUNA’DAYDI'' Pars, Boğaziçi Üniversitesi’nde Matematik Bölümü okuduğunu belirterek, “4. sınıfta Adnan Oktar’ın emriyle okulu bıraktım. Bizim toplumla bağımızı koparmaya çalışıyorlardı. Okulu bıraktığımı aileme söyleyemedim, ömürleri boyunca beni okutmuşlardı. Aslında çok parlak bir öğrenciydim. Örgütsel faaliyetlere girdim. Sadece tercümeler ve araştırmalar yaptım. Maddi gelir sağlamak için çeşitli işe girdim, maaş kartım Alev Babuna’daydı. Maaşımı Alev Babuna alıyordu. Herkesin kartı Babuna’daydı. Son zamanlarda kartları Pelin Akçalı almaya başladı.” dedi. ''ÖNCE 'ADNAN' SONRA 'AŞKIM' DEMEMİZİ İSTEDİ'' Örgüte 1989 yılında girdiğini belirten Pars,"Bizim eskiden kıyafetlerimizin renkleri bile sayılıydı. Çekici olmayalım, hatlarımız belli olmasın diye erkek gömlekleri giyerdik. Oktar’ın talimatıyla kadınlar bu hale geldi. Adnan Oktar’a yönelik yapılan danslar vesaire çıplaklıktan öte müstehcendi. Sebebi Oktar’ın ilgi odağı olarak gösterilmek istenmesiydi. Biz eskiden 'hocam' diyorduk, sonra 'Adnan' dememizi istedi. En son da 'aşkım' demeyen dayak yiyordu. Zoraki bir şekilde herkesi alıştırdı. O pozların yanında ayet paylaşıp da 'İslam’da kadın böyle olur' demelerini ben kabul edemedim.” dedi. ''MİRASI ÖRGÜTE KAYDIRMAK İÇİN SAHTE EVLİLİK YAPTILAR'' Adnan Oktar’la kadınların yazı yoluyla iletişime geçtiğini aktaran Pars, “Oktar genelde kimseyi dinlemezdi. Bayanlar yazı yazarken mutlaka ‘Aşkım’ ya da ‘Sevgilim’ kelimesini kullanmak zorundadır. Eğer yazmazlarsa Oktar, ‘Neden böyle soğuk mektup yazıyorsun’ diye kızardı.” dedi. Pars savunmasında Oktar’ın imam nikahı olan herkesin boşanmasını istediğini belirterek “Çeşitli durumlardan dolayı ailesinden kopartılan kişiler örgüttekilerle evlendirildiler. Bunlar hiçbir şekilde bir araya gelmediler. Tamamen kağıt üstünde bir evlilikti. Mirasını ailesine kaptırmayıp örgüte kaydırmak için böyle bir şey yaptılar. Gerçekçi olması için suni düğün fotoğrafları çekildi. Normalde göz göze gelmesi gerekiyorken fotoğraflarda birbirlerinin alınlarına bakıyorlardı. Telefon görüşmesi bile aralarında yasaktı.” şeklinde konuştu. ''ERKEKLER SİLAHLA NÖBET TUTARDI'' Pars savunmasını şu şekilde sürdürdü: “Hem bayanlarda hem de erkeklerde düzenli nöbet sistemi vardır. Dragos’taki villada Adnan Oktar uyurken dışarıdan gelen gruplar nöbet tutarlardı. Erkeklerde ‘Nöbetçi kardeş’ diye bir tabir vardır. Silahlı olarak nöbet tutarlardı. Mutlaka silahlı bir kardeş olurdu. Silahlı olan kişi orayı terk edemezdi. ''OPERASYON OLACAK DİYE BİLGİSAYARLARA FORMAT ATTILAR'' Bilgisayarlara format atılmasını da anlatan Pars, “Serap Akıncıoğlu tüm bilgisayar işlerini yapan kişiydi, hatta Seda Bozkurt adını kullanır. Ara ara operasyon olacak diye haber geliyordu bize ve formatlar atıldı. Önemli kişiler harddisklerini tamamen değiştiriyordu. Herkesin bilgisayarını dolaşarak arka plan temizliği yapıldı. Örgütteki kişilerin ailelerine genelde cinsel içerikli iftiralar atılıp küçük düşürülürdü. Aileler çocuklarını görmek istiyordu ama örgüt izin vermiyordu. Adnan Oktar ailelerine hakaret ettiriyordu çocuklarına.” dedi. ''OKTAR NE DERSE O OLUR'' Pars televizyon programlarıyla ilgili ise şunları dile getirdi: “Oktar bazı kişiler için yayında bacaklarını açarak oturmasını ya da iç çamaşırı giymemesini istedi. Belli bir tarihten sonra bayanlar yayına çıkmamaya başladı. Hiç kimseyi göstermediğim için bayanlar o şekilde duruyorlardı. Örgüt içerisinde tüm mal varlığı Adnan Oktar’ın kontrolündeydi. Kim saçını hangi renge boyattı, ne yaptı hepsi kurallıdır. Evde kimin kalacağını söyleyen Oktar’dır. O ne derse o olur.” ''BEN DEVLETE SIĞINDIM'' Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp tahliye olunca örgüt mensuplarının kendine baskı yaptığını iddia eden Pars, “Devlet bu örgütün yakasındayken örgüt bunları yapabiliyorsa mahkeme bittiğinde ne olacak ben bilmiyorum. Ben devlete sığındım, devletin beni korumasını istiyorum." diye konuştu. ''CEZAEVİNDE ÖZGÜR HİSSETTİM'' Örgütün kendilerine çok baskı yaptığını ifade eden Pars sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Cezaevine girince kendimi özgür hissettim. Orada bir sistem yoktu, beni arayan yoktu. Çok rahattı. Orası gerçekten rahattı. Daha önce kaldığımız yerde sürekli bir baskı, tehdit vardı. Cezaevine girince ailemde ilk görüşmemle bana bir avukat bulun ‘Ben etkin pişmanlıktan yararlanacağım’. Cahil diyeceğiniz bir kesimden gelmedim. Bunun örnek olması için her şeyi tüm samimiyetimle anlattım. Beraatimi talep ediyorum.” Duruşma sanık savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. False Devamını oku: Hurriyet.com.tr

Ayça Pars bizim aramızda en güvende yaşadı. 30 yıldır aramızda. Bu sözler arkadaşımız Ayça’nın sözleri değil. Kumpas çetesinin tehditle söylettiği sözler. Biz Ayça Pars Kardeşlerimizi Çok Seviyoruz Ayça Pars kumpas çetesinin tehditlerini bilmeden önce arkadaşlarımıza yazdığı mektuplarda Tutuklanmanın bir Kumpas olduğunu anlatıyor🔰 Kumpasçı çete Ayçayı tehdit etti‼

Ayça Pars'ın söylediği her cümlenin baskı altında söylediği çok açık. Ayça'nın arkadaşlarımıza yazdığı mektupları gördünüz. Coşkulu saygı ve sevgi duyduğunu ifade ediyordu. Seven sevdiğine karşı yalan beyanlarda bulunması tehdit altında olduğunun göstergesidir. Adnan Oktar belasını buldu 😄😄 Ayça henüz kumpas çetesinden ölümle tehdit edilmeden önce bakın arkadaşına mektubunda ne yazmış: 'BİZE İFTİRA EDENLER ELBET ORTAYA ÇIKACAK. Hukuka güvenim tam...'

Ayça Pars'ın cezaevindeyken arkadaşlarına yazdığı mektuplar sevgi dolu özlem dolu. Bu mektupların isteksizce yazılması mümkün değil. Belli ki Kumpas Çetesi tarafından ağır tehdit ediliyor. Ayça Pars'ın ve diğer iftiracıların ezbere konuştuğu ortada. Hepsi aynı iddialar ve cümleleri söylüyor. Bu iddiaların mahkemede çökmesi ve aklanmamıza rağmen hala delilsiz haber yapıyorsunuz.

Ayça Pars 20 yıldır TBAV camiası içindeydi. Yıllarca bir çok devlet yetkilileriyle görüştü. İstediği zaman gerçekleri anlatabilirdi. Bu alıkonma olmadığının kanıtıdır. İstediği zaman Acun Ilıcalı, Pınar Tezcan gibi ayrılabilirdi. Ayça hanım böyle şeyleri gördüyse neden 30 yıl bekledi? Ayça hanım çok rahat konferanslara gidiyor, özgür bir hayat yaşıyordu. Kumpas çetesinin ağır baskıları Adnan Oktar ve arkadaşlarımızı çok seven insanlara uydurma hayali yalanlar söyletiyor

Ayça Pars'ın yazdığı mektuplar, belirli bir süre sonra arkadaşlarını suçlamaya başlaması, onun kumpas çetesi tarafından tehdit ve baskıyla iftiracı yapıldığını göstermektedir.

Altuğ Verdi'yi şehit eden zanlıyla ilgili flaş gelişme: Eşi ve kardeşi de itirafçı olduSon Dakika Flaş Haberler - Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’yi makamında şehit eden polis memuru İsmail Hakkı Sarıcaoğlu’nun eşi Semiha Sarıcaoğlu ve doktor ağabeyi Mustafa Sarıcaoğlu FETÖ üyesi olduklarını itiraf etti. Mustafa Sarıcaoğlu, kardeşinin 15 Temmuz sonrası gözaltına alınanlara işkence yapmakla suçladığı... 👇 G*tü kurtarmanın adı,'İTİRAFÇILIK'.. İcad eden hukukçuyu..!

Zorla müşteki yapılan arkadaşlarımızın ifadeleri tamamile soyut iddialara dayalı Can kaygısıyla tehdit altında yalan ifade vermek zorunda kalıyorlar Kumpasçı ekip hapisle korkutarak bu kardeşlerimizi, hem kendi kendilerine hem de Adnan Bey'e iftiraya zorladılar. Ayça hanımın iddiaları gerçek olsa idi neden ilk tutuklandığında bunları anlatmadı? Gerçekten işkence olsa idi bütün hanımlar şikayetçi olmarı gerekmezmiydi?

Ayça Pars Adnan Beyi ve arkadaşlarını çok sever, cezaevinden mektuplar yollardı. Ama kumpas çetesi onu ağır psikolojik eziyetlere uğrattı ve iftira atması için zorladı. Şikayetçi olacaktısa neden aylarca cezaevinde kaldı? Neden arkadaşlarına sevgi mektupları yolladı? Asıl mağdur edilen hürriyetinden yoksun edilen Adnan bey ve Arkadaşları olmuştur birkaç kişinin isbatsız delilsiz beyanları yüzünden hem 200 kişi ve onların Aileleri mağdur edildi, bunu neden kimse haber yapmıyor Biz kendi ülkemizde kendimizi savunmamız suç gösteriliyor

Ayça Pars iftiraçı oldu evet doğru Ayça çok ağır baskı gördüğü için iftira atmak zorunda kaldı.Yoksa neden 30yıl kardeşlerimizle bir ortamda yaşasın insan sevmediği ortamda bir gün bile dayanamaz Sadece cezaevinde onu çok korkuttular,tehdit ettiler ondan dolayı iftiracı oldu Kumpas çetesi 30 yıllık arkadaşlarımızı baskı ve tehditle zorla müşteki yaptılar Oysaki Ayça Pars Sn Adnan Oktar'ın yanında çok mutlu huzurluydu ve güvendeydi.Cezaevindeyken yazdığı sevgi dolu mektupları bunun kanıtı

Ayça Pars senelerce Sn Adnan Oktar'ın yanında özgür hür iradesiyle kaldı. Ancak cezaevindeki ağır zor şartlarda kalınca ve kumpasçı çetenin elemanları üstü kapalı tehditler gönderince bu şekilde konuşmalar yapmış. Yani tamamen baskı altında olduğu için bu tarz konuşuyor Ayça bizim canımızdır. Çok sıkı arkadaşlığımız vardı, o da bizi çok seviyordu. İfadesinde söylediği gibi cezaevinde rahatdıysa neden kardeşimize böyle bir mektup yazsın? ⤵️

Eğitim haklarının engellenmesi uydurma bir iddiadır ve hicbir somut delile dayanmamaktadır.

Şehit Altuğ Verdi soruşturmasında 1 FETÖ üyesi daha itirafçı olduSon Dakika Flaş Haberler - Rize Emniyet müdürü Altuğ Verdi'nin şehit edilmesiyle ilgili soruşturmada gözaltında bulunan 4 şüpheliden 1'i itirafçı olurken, diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İtirafçı değil, cezaevinde müebbet hapisle tehdit edilen sözde itirafçı yapılan Ayça Pars kardeşimiz Cezaevinde kaldığı süre boyunca arkadaşlarına böyle samimi mektuplar yazarken bir anda 180 derece döndü, kumpasçı ekibin tehditlerine dayanamadı ve ona dayatılan ifadeyi imzaladı Ayça Pars hanımın resimlerinden de Sn Adnan Oktar'ın yanında ne kadar mutlu olduğunu görmek mümkün. Hiçkimse zorla tutulduğu yerde böyle neşeli, mutlu olamaz. Belli ki zorla, baskıyla müşteki yapılmış!!

Ayca Pars hanım 30 yıldır Sn. Adnan Oktar ve Arkadaşlarının yanında hür ve mutlu yaşadı. ALIKONULMA ve kadınlara şiddet iddiası da külliyen yalandır. Hanım arkadaşlarımız bu hayali iddiaları yalanları yalanlamıştı. Yine gerçek dışı haberler yene karalama.Bizler bıktık böyle yalanları okumaya .Çoçuklar bile inanmaz böyle şeylere.Aklınızı başınıza alın adaletli olun .Allahtan korkun

Kendi el yazısıyla yazdığı mektup gerçeklerin temsilidir. Bu U dönüşünün ardında, Karalama çetesi diye tabir edilen Adnan Oktar ve arkadaşlarına kumpas kuranlar var. Ayça hanım cezaevinde bizzat yazdığı sözler: “Bize iftira atanlar elbet ortaya çıkacak, hukuka güvenim tam...” Kardeşimiz 30 yıl bizimle birlikte yaşamıştır. Çok ağır alerji hastalığı var. Canını bize emanet edecek kadar güvenmiştir. Anafilaktik şok geçiriyordu, defalarca kardeşlerimiz Ayça'nın hayatını kurtarmıştır. Kumpas çetesi bu ifadeleri ona zorla söylemiştir.

Ayça Pars hanım Sayın Adnan Oktar'ı ve arkadaşlarımızı canı gibi severdi. Yazdığı onlarca Sevgi dolu mektup buna delildir... Müşteki olmasının sebebi kumpasçıların tuzağına düşmesi... Ayça Pars cezaevindeyken arkadaşlarımıza yazdığı mektuptan çok mutlu olduğunu anlıyoruz. Devletimize, milletimize bağlı bireyler olduklarını, bize iftira edenler elbette ortaya çıkacaktır diyerek arkadaşlarını moral veren insanlara sonra ne oldu? diye sormak gerekiyor.

Tutuklu akadaşlarımızdan 90'ı üniversite eğitimi olan kişilerdir. Sadece 9 hanım arkadaşımız eğitimini sağlık sorunu, aile durumu gibi nedenlerden dolayı bırakmıştır. Eğitim hakkının engellenmesi kumpas çetesinin Adnan Bey'i karalamak için attığı iftiradır. Öyle bir durum yok. ➖Paylaştığınız resimde bile Ayça Pars hanımın Sn Adnan Oktar'ın yanında nasıl ÖZGÜR, MUTLU, NEŞELİ, RAHAT olduğu apaçık görünüyor. ➖Sn Adnan Oktar'ın hanım arkadaşlarının zorla alıkonulduğu iddiası akıl mantık dışıdır.

Altuğ Verdi'nin şehit edilmesiyle ilgili soruşturmada flaş gelişmeRize Emniyet müdürü Altuğ Verdi'nin şehit edilmesiyle ilgili soruşturmada gözaltında bulunan 4 şüpheliden 1'i itirafçı olurken, diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

Ayça Pars'a zorla söyletilen bu ifadelerin tamamı da yanlış. Hiçbir bayanın tek başına mülk edinemeyeceğini dile getiriyor ama bakın gerçek bu: BOĞAZİÇİ MEZUNU ARKADAŞLARIMIZA EĞİTİM HAKKINIZ ENGELLENDİ DENİYOR Eğitim hakkımız engellenseydi şu an tutuklu 46 hanım en az bir üniversite mezunu olmazdı, master ve doktora yapanlar olmazdı. Adnan Bey insanları daha çok eğitime teşvik eder

Ayça Pars Hn'ın bu anlattıkları ona zorla söyletilen konular. Kendisi tam 30 yıldır Sn Adnan Oktar'ın arkadaşıydı. Cezaevinde hastalıklarıyla öleceği, tek başına hücrede çürüyerek yok olacağı söylenince cezaevinden kurtulmak için bu gerçekdışı beyanları verdi. Kardeşimizin söylediklerinin kendi ifadeleri olmadığı çok açık. Ayça'nın cezaevinde kardeşimize yazdığı mektubunda suçlamaların iftira olduğunu kendisi söylemektedir. Ayça bizimle çok mutlu hayat yaşamıştır, kumpasçıların tehditleri yüzünden bunları söylüyor.

Bakın Ayça bu mektubu cezaevinde zorla iftiracı yapılmadan hemen önce yazmıştı. Kötü şeyler yaşamış olsa neden arkadaşlarımızı merak etsin, bir eksiği var mı diye sorsun? Ayça çok ağır baskı gördüğü için iftira atmak zorunda kaldı. Ayça cezaevindeyken arkadaşlarımıza yazdığı mektuplarında cezaevinden çıktıktan sonra beraber geçirecekleri güzel günlerin hayalini kurup yazmıştı. Daha sonra kumpas çetesi Ayça'ya musallat oldu. Tehditler, baskılar sonucu zorla iftiracı yaptırdı.

Canımız Ayça kumpas çetesi tarafından zorla iftiracı yapılmadan önce cezaevinde arkadaşlarımıza mektuplar yazıyor, merak ediyor, haber alabilmek için çırpınıyordu Ayça çok ağır tehdit ve baskı görmeseydi asla iftira atmazdı, normalde Adnan Bey'i canı gibi sever

Son dakika haberler.. Altuğ Verdi soruşturmasında flaş gelişmeRize Emniyet müdürü Altuğ Verdi'nin şehit edilmesiyle ilgili soruşturmada gözaltında bulunan 4 şüpheliden 1'i itirafçı olurken, diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Fenerbahçe'nin eski yöneticisi Selim Kosif'ten yönetime tepki: Her şeyi 2 yılda yaşattınız helal olsunFenerbahçe'nin eski yöneticisi Selim Kosif'ten yönetime tepki: Her şeyi 2 yılda yaşattınız helal olsun Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe'de yöneticilik yapan Selim Kosif, Galatasaray mağlubiyeti sonrası Fenerbahçe yönetimin... Tamamı: Haberler

İtirafçı astsubay FETÖ'nün 'mahrem abileri'nin baskısını anlattıKonya'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanıp itirafçı olan astsubay, örgütle ilişkisini kesmek istediği için mahrem abilerin ceza ve tehditlerine maruz kaldığını anlattı.



Son dakika… İmamoğlu’ndan sokağa çıkma yasağı çağrısı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüsle mücadelede yeni tedbirleri açıkladı

Birden fazla hastaya yetebilecek solunum cihazı aparatı geliştirildi

Müslümanlara moral için hoparlörden ezan okunuyor

İzmir Büyükşehir sağlık emekçileri için yurt kiraladı, AKP'li rektör istemedi

Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun adı İstanbul’daki hastaneye verildi!

Her akşam alkışlanan sağlıkçıların öğle yemeği: Domates, salatalık, beyaz peynir…

Yorum Yaz

Thank you for your comment.
Please try again later.

Son Haberler

Haberler

26 Şubat 2020, Çarşamba Haberler

Önceki haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Azerbaycan dönüşü kritik açıklamalar

Sonraki haber

Erzurum'da düdüklü tencere bu hale getirdi
Dr. Serdar Savaş: 65 yaş yasağı 45’e çekilmeli İYİ Partili Yokuş: Vebali başta Diyanet İşleri Başkanı’na aittir Sosyal yardım ödemesini Milli Dayanışma Kampanyası'na bağışladı Hemşirelerden ‘ekipmanlarımız yetersiz’ çağrısı! ABD, Almanya ve Fransa'nın, Fransa İspanya ve İtalya'nın maskelerine el koydu İsyan ettiren görüntüler kameralara böyle yansıdı! Türkiye vatandaşını geride bırakmadı Yeni alınan Kovid-19 tedbirleri İstanbul'u sessizliğe bürüdü Bir yıl önce doktoru darbetti, şimdi de hemşirenin boğazını sıktı! Tekirdağ'da toplu ulaşım yasaklandı Fransa'da 600 askerde koronavirüs tespit edildi İngiltere'de can kaybı 4 bin 313'e yükseldi
Son dakika… İmamoğlu’ndan sokağa çıkma yasağı çağrısı! Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüsle mücadelede yeni tedbirleri açıkladı Birden fazla hastaya yetebilecek solunum cihazı aparatı geliştirildi Müslümanlara moral için hoparlörden ezan okunuyor İzmir Büyükşehir sağlık emekçileri için yurt kiraladı, AKP'li rektör istemedi Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun adı İstanbul’daki hastaneye verildi! Her akşam alkışlanan sağlıkçıların öğle yemeği: Domates, salatalık, beyaz peynir… Misafirlik Ocak'ta bitmiş Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni tedbirleri açıkladı! 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı İspanya’dan flaş Türkiye iddiası: Solunum cihazlarımıza el koyuldu 'Koronalıyım' diyerek polise tüküren kişi tutuklandı İBB’den uyarı: Maskesi olmayanlar alınmayacak